Katsayı uygulamasında 3 seçenek

Yükseköğretime Geçiş SınavıÖSYM Başkanı Prof. Dr. Yarımağan, 2009 Öğrenci Seçme Sınavı'na (ÖSS) 1 milyon 451 bin 6 adayın gireceğini belirtirken katsayı seçeneklerini de açıkladı.
Katsayı uygulamasında 3 seçenek

ÖSS'nin 2010 yılından itibaren değişeceğini hatırlatan Yarımağan, katsayı uygulamasında ise üç seçeneğin bulunduğunu belirtti. Yarımağan, "Olduğu gibi kalabilir, eşitlenebilir ya da birbirine yaklaştırılabilir." diye konuştu. Lise son sınıflarda başvuruda önemli bir düşüş görüldüğünü belirten Yarımağan, bunun nedenini Milli Eğitim Bakanlığı'na soracaklarını söyledi.

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, Kültür Üniversitesi'nde düzenlenen toplantıda eğitimcilere yeni sınav sistemi hakkında bilgi aktardı. 2010 yılından itibaren ÖSS isminin kalkacağını ifade eden Yarımağan, "Bu isimden artık bıktık. Olumlu olumsuz çok şey söylendi. Artık iki aşamalı bir sınav yapılacak. İlk aşaması Yüksek Öğretime Giriş (YGS) olacak. İkinci aşama ise Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS) adını alacak." dedi.

Yeni aşamalar hakkında bilgi veren Yarımağan, ilk aşamaya tüm adayların gireceğini söyledi. Bu aşama sonrasında başarılı olamayanlarla meslek yüksek okullarına ve açıköğretim fakültelerine ve belirli lisans programlarına yerleşenlerin ikinci aşamaya giremeyeceğini belirten Yarımağan, "İkinci aşama yabancı dil sınavıyla birlikte beş sınavdan oluşacak. LYS 1: Matematik Sınavı (Matematik, Geometri), LYS 2: Fen Bilimleri Sınavı (Fizik, Kimya, Biyoloji), LYS 3: Edebiyat-Coğrafya Sınavı (Türk Dili ve Edebiyatı, Coğrafya 1), LYS 4: Sosyal Bilimler Sınavı (Tarih, Coğrafya 2, Psikoloji, Sosyoloji, Matematik) ve LYS 5: Yabancı Dil Sınavı (Almanca, Fransızca, İngilizce). Adaylara hangi sınava girmek istedikleri sorulacak." şeklinde konuştu.

Sınavların Nisan ve Haziran aylarında yapılması planlandığını anlatan Yarımağan, "YGS, Nisan ayının ilk yarısında, LYS ise Haziran ayının ikinci yarısında iki hafta sonunda gerçekleştirilmesi planlanıyor." dedi. Yeni sistemde puan türlerinin de artırılacağını ifade eden Yarımağan, "Şu an üç puan türü var. 10-15 kaç olacağı belli değil. TM puan türü TM1, TM2 gibi bu şekilde diğer puan türleri de artırılacak. Şu an sayı net değil." diye konuştu.

Yarımağan yeni sistemin amaçlarını şöyle sıraladı: "Ders düzeyinde başarıyı ölçmek, bir sınavda adaya 10-15 ders yerine bir kaç dersten soru sormak, puan türlerini artırmak, her adaya sadece cevaplayacağı testleri vermek, her dersin başarısını eşit sürede ölçmek." Açık uçlu soruların da sorulmasını amaçladıklarını belirten Yarımağan, açık uçlu soruların 2010 yılında sorulmayacağını ifade etti.

Katsayılar hakkında üç seçeneğin masada olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yarımağan, "İlk seçenek olduğu gibi kalabilir. İkinci seçenek eşitlenebilir, üçüncü seçenek de birbirine yaklaştırılabilir. Hangisi olur bilemiyorum ama aynı kalma seçeneğini çok zayıf görüyorum. Benim kişisel görüşüm ise birbirine yaklaştırılması. 0,8 ile alan dışından 0,3 katsayısı uygulanıyor. Bunun yerine 0,60 veya 0,65 olmalı diye düşünüyorum. Buna YÖK karar veriyor. Ben bu konuda böyle olması için fikirlerimi ifade edeceğim. Ayrıca orta öğretim başarı puanının eklenip eklenmeyeceği de masada. Ben eklenmesinden yanayım. Ama bir çok üniversiteden görüş istenmiş, çoğu eklenmemesi yönünde görüş bildirmiş." dedi.

ÖSYM Başkanı Yarımağan, 2009 ÖSS sınavına girecek aday sayısını da açıkladı. Yarımağan, 1 milyon 451 bin 6 adayın başvuruda bulunduğunu kaydetti. 101 bin adayın sınavsız geçiş için başvurduğunu anlatan Yarımağan 1 milyon 349 bin adayın ise ÖSS için başvurduğunu söyledi. Lise son sınıf öğrencilerinde önemli bir düşüş gözlendiğini anlatan Yarımağan, "567 bin 903 lise son sınıf katılıyor. 2007 yılına göre 164 bin daha az bir sayı. Buna anlam veremiyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı'na soracağız. Okullarda sayı mı az, yoksa başvuru mu az diye. Bununla birlikte 553 bin 511 eski mezun, 215 bin 383 de üniversiteye kayıtlı aday başvurdu." diye konuştu.

ÖSS'nin adı değişiyor Ygs geliyor


Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, 2009 Öğrenci Seçme Sınavı'na (ÖSS) 1 milyon 451 bin 6 adayın gireceğini açıkladı. ÖSS'nin 2010 yılından itibaren değişeceğini hatırlatan Yarımağan, katsayı uygulamasında ise üç seçeneğin bulunduğunu belirtti. Yarımağan, "Olduğu gibi kalabilir, eşitlenebilir ya da birbirine yaklaştırılabilir." diye konuştu. Lise son sınıflarda başvuruda önemli bir düşüş görüldüğünü belirten Yarımağan, bunun nedenini Milli Eğitim Bakanlığı'na soracaklarını söyledi.

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, Kültür Üniversitesi'nde düzenlenen toplantıda eğitimcilere yeni sınav sistemi hakkında bilgi aktardı. 2010 yılından itibaren ÖSS isminin kalkacağını ifade eden Yarımağan, "Bu isimden artık bıktık. Olumlu olumsuz çok şey söylendi. Artık iki aşamalı bir sınav yapılacak. İlk aşaması Yüksek Öğretime Giriş (YGS) olacak. İkinci aşama ise Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS) adını alacak." dedi.

Yeni aşamalar hakkında bilgi veren Yarımağan, ilk aşamaya tüm adayların gireceğini söyledi. Bu aşama sonrasında başarılı olamayanlarla meslek yüksek okullarına ve açıköğretim fakültelerine ve belirli lisans programlarına yerleşenlerin ikinci aşamaya giremeyeceğini belirten Yarımağan, "İkinci aşama yabancı dil sınavıyla birlikte beş sınavdan oluşacak. LYS 1: Matematik Sınavı (Matematik, Geometri), LYS 2: Fen Bilimleri Sınavı (Fizik, Kimya, Biyoloji), LYS 3: Edebiyat-Coğrafya Sınavı (Türk Dili ve Edebiyatı, Coğrafya 1), LYS 4: Sosyal Bilimler Sınavı (Tarih, Coğrafya 2, Psikoloji, Sosyoloji, Matematik) ve LYS 5: Yabancı Dil Sınavı (Almanca, Fransızca, İngilizce). Adaylara hangi sınava girmek istedikleri sorulacak." şeklinde konuştu.

Sınavların Nisan ve Haziran aylarında yapılması planlandığını anlatan Yarımağan, "YGS, Nisan ayının ilk yarısında, LYS ise Haziran ayının ikinci yarısında iki hafta sonunda gerçekleştirilmesi planlanıyor." dedi. Yeni sistemde puan türlerinin de artırılacağını ifade eden Yarımağan, "Şu an üç puan türü var. 10-15 kaç olacağı belli değil. TM puan türü TM1, TM2 gibi bu şekilde diğer puan türleri de artırılacak. Şu an sayı net değil." diye konuştu.

Yarımağan yeni sistemin amaçlarını şöyle sıraladı: "Ders düzeyinde başarıyı ölçmek, bir sınavda adaya 10-15 ders yerine bir kaç dersten soru sormak, puan türlerini artırmak, her adaya sadece cevaplayacağı testleri vermek, her dersin başarısını eşit sürede ölçmek." Açık uçlu soruların da sorulmasını amaçladıklarını belirten Yarımağan, açık uçlu soruların 2010 yılında sorulmayacağını ifade etti.

Katsayılar hakkında üç seçeneğin masada olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yarımağan, "İlk seçenek olduğu gibi kalabilir. İkinci seçenek eşitlenebilir, üçüncü seçenek de birbirine yaklaştırılabilir. Hangisi olur bilemiyorum ama aynı kalma seçeneğini çok zayıf görüyorum. Benim kişisel görüşüm ise birbirine yaklaştırılması. 0,8 ile alan dışından 0,3 katsayısı uygulanıyor. Bunun yerine 0,60 veya 0,65 olmalı diye düşünüyorum. Buna YÖK karar veriyor. Ben bu konuda böyle olması için fikirlerimi ifade edeceğim. Ayrıca orta öğretim başarı puanının eklenip eklenmeyeceği de masada. Ben eklenmesinden yanayım. Ama bir çok üniversiteden görüş istenmiş, çoğu eklenmemesi yönünde görüş bildirmiş." dedi.

ÖSYM Başkanı Yarımağan, 2009 ÖSS sınavına girecek aday sayısını da açıkladı. Yarımağan, 1 milyon 451 bin 6 adayın başvuruda bulunduğunu kaydetti. 101 bin adayın sınavsız geçiş için başvurduğunu anlatan Yarımağan 1 milyon 349 bin adayın ise ÖSS için başvurduğunu söyledi. Lise son sınıf öğrencilerinde önemli bir düşüş gözlendiğini anlatan Yarımağan, "567 bin 903 lise son sınıf katılıyor. 2007 yılına göre 164 bin daha az bir sayı. Buna anlam veremiyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı'na soracağız. Okullarda sayı mı az, yoksa başvuru mu az diye. Bununla birlikte 553 bin 511 eski mezun, 215 bin 383 de üniversiteye kayıtlı aday başvurdu." diye konuştu.

ÖSS'den bıktık hoşgeldin YGS

ÖSYM Başkanı Yarımağan, Gazi Anadolu Lisesi'nde konferans verdi.2010'da uygulamaya girecek yeni üniversiteye giriş sistemini anlattı.

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, ÖSS'ye bu yıl başvuran lise son sınıf düzeyindeki aday sayısının, 2007 yılına göre 164 bin 896 azaldığını, bunun ciddi bir azalma olduğunu belirterek, nedeninin araştırılması gerektiğini bildirdi.

Yarımağan, kızının mezun olduğu Gazi Anadolu Lisesinde, öğrencilere 2010 yılında uygulamaya girecek yeni üniversiteye giriş sistemini anlattı. Yarımağan, yıllarca veli olarak geldiği okulda bu kez konferans vermek üzere bulunduğunu söyledi.

Üniversiteye giriş sınavlarının 1950'li yılların sonunda başladığını, ilk dönemlerde üniversitelerin ayrı ayrı sınavlarla öğrenci aldıklarını ancak 1974'den itibaren ÖSYM'nin düzenlediği kaydeden Yarımağan, üniversiteye giriş sisteminde yapılan değişikliklere değindi.

Bugünkü sistemin, 2006 yılından bu yana uygulandığını, 2010 yılından itibaren de iki aşamalı yeni bir sisteme geçileceğini anımsatan Yarımağan, halen uygulanmakta olan sistemin hem avantajları, hem dezavantajları bulunduğunu kaydetti. Yarımağan, gelecek yıldan itibaren iki aşamalı olarak düzenlenecek sınav sisteminin adayların düzeylerini ölçme ve üniversiteye yerleştirme açısından, bu yıldan farklılıkları olacağını ifade etti.


''ÖSS'DEN BIKTIK''


Yeni sistemde ilk aşamanın adına Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ismini verdiklerini söyleyen Yarımağan, espriyle karışık ''Yıllarca hep ÖSS dendi. ÖSS'den bıktık. ÖSS ile ilgili biliyorsunuz video klipler de var. Ben bunları tebessümle karşıladım ama bize söyledikleri yenilir yutulur değildi'' diye konuştu.

Sınavın ilk aşamasının nisan ayının ilk haftasında, ikinci aşamasının da haziran ayının ikinci yarısında gerçekleştirileceğini kaydeden Yarımağan, ikinci aşamada isteyen tüm adayların istedikleri oturuma katılabileceğini anlattı.

Sınavda alanlara göre belirlenecek ders gruplarından belirli sayılarda ve belli bir süre verilerek sorular yöneltileceğini, derslere göre soru sayılarının, bu yıla göre daha fazla olacağını ifade eden Yarımağan, alanlara göre alt puan türleri oluşturulacağını, bunun için üniversitelerden görüş aldıklarını belirtti.

Birkaç yıl sonra sınavda ''açık uçlu'' sorular da yöneltilmesinin planlandığını dile getiren Yarımağan, birçok ülkenin test usulü sınavlardan kaçtığını vurguladı.

Küçük yaşlardan itibaren test usulü sorularla karşılaşan öğrencilerin bazı yeteneklerinin gelişemediğine dikkati çeken Yarımağan, ''Türkiye giderek daha çok test sınavları yapıyor. Biz kendi üzerimize düşeni yapıp test sorularının yanında açık uçlu soruların da sorulacağı bir ortama geçmek istiyoruz'' dedi.

Açıköğretim ve bazı lisans programlarına sınavsız girilebilmesi gerektiğini ifade eden Yarımağan, Türkiye'de şu anda sadece meslek yüksekokullarına sınavsız girilebildiğine işaret etti.

Bu okullara meslek lisesi mezunlarının kendi alanlarında geçebildiklerini kaydeden Yarımağan, ''Fakat sınavsız geçişin eğitim üzerinde çok olumsuz etkilerinin olduğu görüldü. Yani bir nevi çok eleştirilen sınav, eğitimde başarıyı zorluyor. Öğrencileri çalışmaya, öğrenmeye zorlayan bir mekanizma olarak görev yapıyor. O yüzden ben bir taraftan bazı lisans programlarına sınavsız girilsin derken, zaten sınavsız girilsin denilen bazı programlar sınavlı hale getirilmeye çalışılıyor'' diye konuştu.

ÖSS BAŞVURULARI



Yarımağan, konuşmasında ÖSS'ye başvuran aday sayısına ilişkin de değerlendirmede bulundu. 2009-ÖSS'ye, 101 bin 224'ü sınavsız geçiş, 1 milyon 349 bin 782'si ÖSS olmak üzere toplam 1 milyon 451 bin 6 adayın başvurduğunu bildiren Yarımağan, ÖSS'ye başvuranlardan 567 bin 903'ün son sınıf düzeyinde olduğunu kaydetti.

ÖSS'ye bu yıl başvuran adaylarda 2007 yılına göre 325 bin, geçen yıla göre de 195 bin azalma yaşandığını ifade eden Yarımağan, son sınıf düzeyinde de başvuran aday sayısının 2007'de 732 bin 799 olduğunu belirtti. Yarımağan, geçen yıl bazıları dışında liselerden mezun verilmediğini anımsatarak, 2007 yılına göre bu yıl lise son sınıflardan başvuran aday sayısında 164 bin 896 azalma olduğuna işaret etti. Yarımağan, ''Bu azalmanın nedenini bilmiyorum. Elimde Milli Eğitim Bakanlığının istatistikleri yok. Son sınıf öğrencileri mi azaldı, yoksa son sınıf öğrencilerinden sınava başvuran mı azaldı, onu araştırmak gerekiyor. Çünkü ciddi bir azalma var. Ben lise son sınıf öğrencilerinin 750-800 bin dolayında olduğunu biliyordum'' dedi.

ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan, 2009-YDS'ye da 32 bin 45 adayın başvurduğunu bildirdi.

''KÖKLÜ DEĞİŞİKLİK YOK''


Yarımağan'ın konuşmasının ardından öğrenciler, sistemde sürekli değişiklik yapılmasından yakınarak, sistemin neden aşamalı olarak sonraki yıllarda uygulamaya konulmadığına ilişkin sorular yöneltti.

Bunun üzerine Yarımağan, sınav sistemindeki yeni düzenlemelerin, ''öğrencilerin ne çalışmalarında ne hazırlıklarında bir değişiklik yapmalarını gerektiren değişiklikler olmadığını'' vurguladı. Yarımağan, ''2009 yılında sınava girenlere hangi derslerden ne tür sorular soruyorsak, 2010 yılında sınava girenlere de aynı derslerden aynı tür sorular soracağız. Değişen bir şey yok. Sadece soruların sayısı fazla. Analitik Geometri'den 3 yerine 10 soru soracağız diye adaylar on kat fazla mı çalışacaklar? Bence hayır'' dedi.

Sistemdeki değişikliklerin ''köklü değişiklikler olmadığını'' yineleyen Yarımağan, ''Bu sadece sistemin ölçme, değerlendirme ve yerleştirme açısından daha sağlıklı olmasını sağlayan aşama. Yine aynı derslerden soru soracağız'' diye konuştu.

''SBS'DE STRES DAHA FAZLA''


Milli Eğitim Bakanlığınca gerçekleştirilen Seviye Belirleme Sınavları'na (SBS) işaret eden Yarımağan, şunları kaydetti:

''SBS'de dört sene sınav yapıyor. Aday dört sene hazırlanacak. Biz sınavların hepsini, 12. sınıfın sonunda sınav yapıyoruz. Bir tanesinin 10. sınıfta, bir tanesinin 11. sınıfta yapılmasını savunanlar var. Ben buna karşıyım. 4 sene sınav yaparsanız bu, adayların bir yıl yaşadığı stresi 4 yıla yaymak olur. SBS için de aynı şeyi söyledim. Diyorlar ki 'dört sınav yaparsak bir sınavda başarılı olmayan öbüründe olur, telafi eder'. Hayır, telafi edemez. Bugün Gazi Anadolu Lisesine girebilmek için adayın SBS'de dört sınavın dördünde de başarılı olması lazım. Üçünde başarılı olup birinde başarısız olsun, buraya kesinlikle giremez. Dört sınavın dördü de aynı önemde. Biri diğerini telafi etmiyor. Bunun stresi dörde katlanıyor, dershaneye gidiyorsa dershaneye gittiği süre dörde katlanıyor. Her şey dörde katlanıyor.

SBS'yi yapıp, sonuçları öğrencinin eline verip, ona bir geri bildirim sağlasalar, o zaman dört değil sekiz kere yapsınlar. Ama dördünün sonucu toplanıp puan çıkıyor, onunla liseye giriyor. Biz sınavı bir yılın sonunda ve oturumları peş peşe yapıyoruz.''

Yarımağan, ikinci aşama sınavlarının soru sayılarının ve sürelerinin henüz kesinleşmediğini belirtti.

MEB'İN İSTATİSTİKLERİ


Bu arada, Milli Eğitim Bakanlığının istatistiklerine göre, Açıköğretim Lisesi dahil lise son sınıflarda 580 bin 432 erkek, 517 bin 530 kadın olmak üzere toplam 1 milyon 97 bin 962 öğrenci bulunuyor. İstatistiklerde, Açıköğretim Lisesi öğrencileri çıkarıldığında, diğer liselerin son sınıflarında toplam 589 bin 920 öğrenci olduğu görünüyor.

Yabancı dil hayranlığı Türkçe'ye zarar veriyor

Dil Derneği Başkanı Sevgi Özel, yabancı dil hayranlığının Türkçe'ye zarar verdiğini söyledi.

Özel, Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı ve Sanat Eğitim Merkezi'nde ''Türkçe'yi kaybedersek'' konulu konferansta yaptığı konuşmada, Türkçe'nin kirlenmemesi için herkese büyük sorumluluklar düştüğünü kaydetti.

Türkiye'de yabancı dil hayranlığı olduğunu, bunun da Türkçe'ye zarar verdiğini belirten Özel, şöyle konuştu:

''Kirlenen Türkçe değil, sorun Türkçe'de değil, sorun düşüncede. Dil kirlenmez. Düşünce kirlenir. Çünkü dil düşüncenin yansımasıdır. Türkçe elden gitmiyor, olduğu yerde duruyor. Sorun Türkçe'nin eğitim ve öğretimini doğru düzgün yapmayan etkili ve yetkililerde. Türkiye'nin en güçlü üniversitelerinden biri duydum ki yabancı dilde eğitime geçme çalışmaları içindeymiş. Bu kime, neye hizmettir. Burası işgal altında bir ülke mi? Kime hizmet ediyorsunuz?''

Türkiye'deki bazı hastanelerde ve hava alanlarında İngilizce kullanılmasını doğru bulmadığını ifade eden Sevgi Özel, hastanenin ''hospital'', hava alanlarının da ''airport'' olarak yazılmasına karşı olduğunu belirtti.

Türkçe konuşanların Türkçe'ye güvenmesi gerektiğini ifade eden Özel, Türkçe'ye dışarıdan giren yabancı kelimelerin dili kirlettiğini söyledi.

Özel, Atatürk'ün Türkçeye büyük önem verdiğini, yaşadığı sürece bir çok terimin Türkçeleşmesi için çalıştığını ifade etti.

Bu hatırlatmalar ÖSS adaylarına



Bu hatırlatmalar ÖSS adaylarına !
Bu hatırlatmalar ÖSS adaylarına ! Eğitim uzmanları ÖSS'ye hazırlanan öğrencilerin yanlış çalışma metodu kullandığını belirterek, bunun yarardan çok zarar getireceğini söylüyor.

Psikiyatrist Uzm. Dr. İlhan Nazlısöz, ÖSS'ye kısa bir süre kaldığını ve öğrencilerin psikolojilerinin en çok bu dönemde bozulduğunu belirterek, "Öğrenciler üzerindeki baskı ve öğrencilerin korku ve kaygıları en çok bu dönemlerde artıyor.

Sınava hazırlananlarda, 'Acaba kazanabilecek miyim, başarabilecek miyim?' kaygısı bu dönemde ayyuka çıkıyor.
Okul, dershane ve velilerin yanlış tutumları da bu kaygının artmasına neden oluyor. Bu nedenle bu dönemde sınava hazırlananların rahatlatılması, kaygılarının azaltılması şart" dedi.

ÖSS'ye hazırlanırken özellikle veli, dershane ve okulların öğrenciler üzerinde olumsuz bir etkiye neden olduğunu da dile getiren İlhan Nazlısöz, "Örneğin veli, okul ve dershanede öğrencilere,

'En az 10 saat çalışman gerek. Oyuna, dışarıya vakit ayıracağına ders çalış. Sınavdan sonra istediğini yaparsın' tarzında yaptırımlar öğrenciye yarardan çok zarar verir. Önemli olan çok değil sistematik bir biçimde çalışmaktır. Bir insanın ders çalışırken dikkati ilk 10 dakika hazırlık ile birlikte 25 dakika kadardır. Azami 45'er dakikalık çalışma periyotları ve her periyot arkası 15 dakikalık dinlenme arası en uygun çalışma yöntemidir. Öğrenci, bu 15 dakika arada vücut kaslarını dinlendirecek, gevşetecek egzersizler yapmalı ve kendini gevşetmelidir. Ayrıca bu sürede nefes egzersizleri yapmalı ve kendi kendini telkinlerle rahatlatıp kaygılarından uzaklaşmalıdır. Ama deneme sınavlarında 3 saati nasıl iyi değerlendireceğinin alıştırmasını yapmayı da unutmamalıdır" şeklinde konuştu.

Bazı öğrencilerin sınava çalışırken uykularından feragat ettiğini ancak bunun çok yanlış bir yöntem olduğunu dile getiren İlhan Nazlısöz, "Yapılan bir araştırmada insanların alışık olduğu uyku saatinden az uyku uyudukları taktirde algılama ve öğrenme yetilerinin yüzde 70 oranında azaldığı tespit edildi. Yani bazı öğrencilerin uykularından feragat edip ders çalışması yarar değil zarar getirir. Öğrenci, kendine mutlaka vakit ayırmalıdır. Sosyal faaliyetlere, gezmeye ve oyuna da vakit ayırmalıdır. Aralıksız saatlerce ders çalışmak var olan bilgiyi de unutmasına yol açar" dedi.

Sınava hazırlanırken yapılan bazı davranışların özellikle veliler tarafından yanlış sanıldığı ancak yanlış sanılan şeylerin aslında uygun yöntemler olduğunu ifade eden Nazlısöz,

"Örneğin öğrencinin çalışırken müzik dinlemesi yanlış olarak görülür. Oysa ki arka fonda çalacak soft yani yumuşak bir müzik, öğrencinin konsantre olmasına yardımcı olacaktır. Özellikle işitsel yönü ağır basan çocuklarda müzik dinlemek, çalışma şevkini artıracaktır. Görsel yönü ağır basan öğrencilerin ise ders çalışırken bilgisayarı kullanması kendisi için yararlıdır. Veliler tarafından, 'İnternete girer ders çalışmaz' diye öğrencinin elindeki bilgisayarın alınması ona yarardan çok zarar getirir" dedi.

Öğrencilerin sınavda en büyük şikayetinin dikkatlerinin çabuk dağılması olduğunun altını çizen Dr. Nazlısöz, "En çok şikayet edilen konu sınav sırasında öğrencilerin dikkatlerinin çabuk dağılması olduğudur. Birinin kalemini sallaması, silgisini düşürmesi ve sınıf içinde gözetmenlerin dolaşması öğrencilerin dikkatini dağıtan unsurlardır. Bunun nedeni ise öğrencilerin çoğunun gece ders çalışmasıdır. Gece ortamında ve odalarında tamamen sessiz bir ortamda ders çalışan öğrenciler, gündüz ve dış unsurların bol olduğu bir ortama gelince dikkatlerini toplayamaz hale geliyorlar. Bunun önüne geçmek için öğrenciler gece yerine gündüz ders çalışması teşvik edilmeli. Ben, bana gelen bazı öğrencilerin velilerine öğrenci deneme sınavı yaparken odada durun ve onu rahatsız edecek davranışlarda bulunun" diyorum.

Çünkü sınav günü çocuğun yaşayacağı ortam böyle bir ortam olacak. Bu ortama daha önceden alışırsa, sınav günü dikkatini toplaması daha

Bakan Çubukçu'dan öğretmenlere müjde


Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, öğretmenlerin ekonomik sorunlarını bildiğini ve çözümü için gayret göstereceğini açıkladı. İşte Bakan Çubukçu'nun açıklaması:
Bakan Çubukçu'dan öğretmenlere müjde

Bakan Çubukçu, "Milli eğitimdeki önemli projeler ve çalışmaların herhangi bir kesintiye ve gecikmeye uğramadan devam edeceğini, yeni ve güzel projeleri başlatacağını" bildirdi.

Çubukçu, Milli Eğitim Bakanlığı görevine başlamasına ilişkin bir mesaj yayımladı. Çubukçu, değişmenin ve gelişmenin anahtarı olan eğitimin, bireyin ve toplumun gelişmesini sağlayan, ekonomik kalkınmayı destekleyen, maddi ve manevi kültürel değerleri koruyup geliştirerek gelecek nesillere aktaran olmazsa olmaz, vazgeçilmez ve ertelenemez bir süreç olduğunu ifade etti.

EĞİTİME AĞIRLIK VERİLİYOR

Hükümetin eğitime ağırlık verdiğini, bu sebeple her yıl artan oranlarda genel bütçede en büyük payı eğitime ayırdığını belirten Çubukçu, "Devlet Bakanlığı'ndaki görev alanım nedeniyle Milli Eğitim Bakanlığı ile çok yakın çalışma ve işbirliği içinde bulundum. Bu vesile ile Bakanlığın çalışmalarını yakından takip etme imkanım oldu" dedi. Çubukçu şunları söyledi: "Önümüzdeki dönemde sizlere bilgi ve teknoloji çağının gerekleri ve ülkemizin sosyal ve ekonomik ihtiyaçları doğrultusunda daha iyi ve kaliteli eğitim ve öğretim hizmeti sunmaya gayret edeceğiz.

Öğretmen maaşlarına zam sinyali


Öğretmen maaşlarına zam sinyali

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, öğretmenlerin ekonomik sorunlarını bildiğini ve çözümü için gayret göstereceğini açıkladı. İşte Bakan Çubukçu'nun açıklaması:

Bakan Çubukçu, "Milli eğitimdeki önemli projeler ve çalışmaların herhangi bir kesintiye ve gecikmeye uğramadan devam edeceğini, yeni ve güzel projeleri başlatacağını" bildirdi.

Çubukçu, Milli Eğitim Bakanlığı görevine başlamasına ilişkin bir mesaj yayımladı. Çubukçu, değişmenin ve gelişmenin anahtarı olan eğitimin, bireyin ve toplumun gelişmesini sağlayan, ekonomik kalkınmayı destekleyen, maddi ve manevi kültürel değerleri koruyup geliştirerek gelecek nesillere aktaran olmazsa olmaz, vazgeçilmez ve ertelenemez bir süreç olduğunu ifade etti.

EĞİTİME AĞIRLIK VERİLİYOR

Hükümetin eğitime ağırlık verdiğini, bu sebeple her yıl artan oranlarda genel bütçede en büyük payı eğitime ayırdığını belirten Çubukçu, "Devlet Bakanlığı'ndaki görev alanım nedeniyle Milli Eğitim Bakanlığı ile çok yakın çalışma ve işbirliği içinde bulundum. Bu vesile ile Bakanlığın çalışmalarını yakından takip etme imkanım oldu" dedi. Çubukçu şunları söyledi: "Önümüzdeki dönemde sizlere bilgi ve teknoloji çağının gerekleri ve ülkemizin sosyal ve ekonomik ihtiyaçları doğrultusunda daha iyi ve kaliteli eğitim ve öğretim hizmeti sunmaya gayret edeceğiz.

Genç bilişimciler Ankara'da buluşuyor



Genç bilişimciler Ankara'da buluşuyor
Atlantik Eğitim Kurumları ve Teknoloji Tasarım Derneği’nin organize ettiği 5. Uluslararası Bilişim Olimpiyatı'na katılan genç bilişimciler Ankara'ya geliyor.

32 ülke, 72 il 755 okul 5 bin 215 öğrencinin 2 bin 350 proje ile başvuruda bulunduğu Uluslararası Bilişim Olimpiyatı'nda eleme sonucunda finale kalan yaklaşık 220 projenin sunumları 9 Mayıs günü Ahmet Ulusoy Liseleri’nde yapılacak. Uluslararası Bilişim Olimpiyatı'nda dereceye girenlere ödülleri ise 11 Mayıs Pazartesi günü saat 11.00’de Beşevler MEB Şura Salonu’nda yapılacak törenle verilecek.

Bilgi toplumunun en önemli öğesi olan e-bireylerinin yetişmesine katkı sağlamanın eğitim kurumlarının en önemli görevleri arasında olması gerektiğini söyleyen organizasyon koordinatörü Ali Köksal, “Teknoloji Tasarım Derneği olarak geleceğin genç bilişimcilerini yetiştirmek; öğrencileri gelişen ve hızla ilerleyen teknolojiden, bilgisayar ve internet kültüründen haberdar etmek; bilişim teknolojileri ve internet konusuna ilgi duyan, istekli ve üretici ilköğretim ve lise öğrencilerini teşvik etmek amacıyla Eğitimde Bilişim ve İnternet Kültürü Oluşumu (EBİKO) ‘Uluslararası Bilişim Olimpiyatı'nı düzenliyoruz. İlköğretim ve liselerin ayrı ayrı yarışacağı alanların bulunduğu yarışmada animasyon, eğitimci web sitesi, e-gelecek, hayalimdeki medya, eğlenerek öğrenelim gibi farklı kategoriler yer alıyor.” dedi. Uluslararası Bilişim Olimpiyatı'na 32 ülkeden 72 ilden 755 okuldan 5 bin 215 öğrencinin 2 bin 350 proje ile başvuruda bulunduğuna dikkat çeken Köksal, projelerin alanında uzman öğretim görevlileri, sektör temsilcileri, bilişim teknolojileri öğretmenlerinden oluşan 35 kişilik bir jüri tarafından değerlendirildiğini bildirdi. Eleme sonucunda finale kalan yaklaşık 220 projenin sunumlarının 9 Mayıs günü jüri üyelerine Ahmet Ulusoy Liseleri’nde yapacağını ifade eden Köksal, ödül töreninin ise 11 Mayıs Pazartesi günü saat 11.00’da Beşevler MEB Şura Salonu’nda düzenleneceğini kaydetti. Başvuru esnasında yarışmacılara bir ‘Genç Bilişimciler Medya Eğilim Anketi' uyguladıklarını hatırlatan organizasyon koordinatörü Köksal, yarışmada dereceye giren öğrencilerin ödüllendirileceği törende medya ödüllerinin de sahiplerine verileceğini sözlerine ekledi.

Eğitim fakültelerine medya okuryazarlığı dersi


Türk Cumhuriyetleri ile Türk ve akraba topluluklarından Türkiye'de radyo ve televizyon eğitimi alan öğrenciler, ''Medya okur yazarlığı dersinin eğitim fakültelerinde de verilmesinde yarar olduğunu'' bildirdi.
Eğitim fakültelerine medya okuryazarlığı dersi

Ankara'da 3-5 Mayıs tarihlerinde, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) hakkında bilgi sahibi olmak, uluslararası işbirliği imkanlarını araştırmak ve kurulun uluslararası deneyimini paylaşmak amacıyla RTÜK'ün ''Gelecekle İletişim'' konulu projesi kapsamında bir araya gelen öğrenciler, toplantı sonrası bir sonuç bildirisi yayımladı.

Afganistan, Ahıska, Batı Trakya, Bosna Hersek, Bulgaristan, Çin-Uygur, Hırvatistan, Irak, İran-Güney Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Kosova, Makedonya, Moğolistan, Moldova-Gökoğuz Yeri, Romanya, Rusya Federasyonu ve Tataristan'dan Türkiye'de iletişim dalında yüksek öğrenim gören gençler, RTÜK'e teşekkür ederken, bildiride şunları dile getirdi:

''-'Gelecekle İletişim' projesinin sürekliliğinin temini için ''Düzenli Gelecekle İletişim Projesi'' haline dönüştürülmesinde yarar görülmektedir. Türk Cumhuriyetleri ile Türk ve akraba topluluklarından Türkiye'ye gelerek iletişim fakültelerinde okuyan öğrenciler yılda en az bir kez bir araya getirilmelidir.

-Projesinin devamlılığı için bir forum veya mail grubu oluşturulmalıdır.

-Proje sosyal programlarla desteklenmelidir.

-Türkiye'deki iletişim fakültelerinde okuyan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrenciler de makul sayıda projeye dahil edilmelidir.

-'Medya Okur Yazarlığı' dersinin eğitim fakültelerinde de verilmesinde yarar görülmektedir.

-Akıllı işaretlerin ekranda sürekli ve doğru kullanılması ödüllendirilerek teşvik edilmelidir.

-Spot filmlerin hazırlatılmasında yerli ve yabancı uyruklu tüm iletişim fakültesi öğrencilerine yönelik yarışmalar düzenlenmeli ve bunların değerlendirilmesi de öğrenciler tarafından yapılmalıdır.

-Proje katılımcıları ülkelerindeki düzenleyici kurumlar hakkında araştırma yapmalı ve bir sonraki toplantıda 'katılımcı öğrencilerin ülkeleri düzenleyici kurulları' gündeme alınmalıdır. Araştırmacılar bu konuda teşvik edilmeli ve RTÜK'ten projeye dahil olan personel de konuya yönlendirilmelidir.

-Türk Cumhuriyetleri ile Türk ve akraba topluluklarından Türkiye'ye gelerek iletişim fakültelerinde okuyup mezun olan öğrencilere Türk televizyon kanallarında ve ilgili kurumlarında kendi ülkeleriyle ilgili birimlerde görev verilmeli, böylece yetişmiş elemanlar olarak ülkelerine dönüşleri sağlanmalıdır.''

Polis akademisi öğrenci alacak

Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesine sınavla öğrenci alınacak. Ancak başvuranları zor bir sınav bekliyor çünkü sadece 200 kişilik açık var. İşte müracaat edeceklerde aranan özellikler:
Polis akademisi öğrenci alacak

Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesine sınavla 190 erkek, 10 kız olmak üzere toplam 200 öğrenci alınacak. Adaylar, ön başvurularını 21-30 Temmuz arasında internet üzerinden yapacak.

Polis Akademisinin internet sitesinden yapılan duyuruya göre, 2009-2010 eğitim öğretim yılında, Polis Akademisi Başkanlığı Güvenlik Bilimleri Fakültesine genel lise, erkek teknik öğretim, kız teknik öğretim, ticaret ve turizm öğretimine bağlı okul mezunlarından, 190'ı erkek, 10'u kız olmak üzere toplam 200 öğrenci alınacak.

Adaylar, ön başvurularını 21-30 Temmuz arasında ''www.pa.edu.tr'' ve ''www.egm.gov.tr'' internet adreslerinden yapacak.

Ön başvurularını yapan adaylara asıl başvurularının alınması ve sözlü sınav için 10-14 Ağustos tarihleri arasında internet üzerinden randevu verilecek.

Sözlü sınavda başarılı olan adaylar, 16-18 Ağustos arasında yapılacak fiziki yeterlilik sınavından da başarılı olmaları halinde 20 Ağustosta yazılı sınava katılacak.

Sonuçlar, adayların sınava girdiği günün akşamı saat 20.00'dan sonra ''www.pa.edu.tr'' internet adresinden açıklanacak.

Adaylarda, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak, evli, boşanmış veya nikahsız yaşıyor olmamak, sınavın yapıldığı yılın 1 Ekim itibari ile 22 Yaşından gün almamış olmak, yani 1 Ekim 1988'den sonra doğmuş olmak, erkeklerde 167, bayanlarda 165 cm'den kısa olmamak, lise mezunları için (ÖSS-EA-2 veya ÖSS-SAY-2) puan türünden 250 ham puan, emniyet teşkilatı personeli şehit veya vazife malullerinin çocukları için ise (ÖSS-EA-2 veya ÖSS-SAY-2) puan türünden 165 ham puan veya daha yukarı puan almış olmak, bağımlılık derecesinde alkol, kumar alışkanlığı bulunmamak gibi şartlar aranıyor.

Adaylar, başvurularla ilgili detaylı bilgiye ''www.pa.edu.tr'' internet adresinden ulaşabilir.

Katsayısı mesleki eğitimi bitirdi

Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı H.Hüseyin Erkoç, ÖSS'deki adaletsiz katsayı uygulaması nedeniyle mesleki eğitimin yok olmaya başladığını belirterek, hükümetin bu uygulamayı kaldırmasını istedi.
Katsayısı mesleki eğitimi bitirdi

Malatya'da İnsan Kaynaklarının Mesleki Eğitim Yoluyla Geliştirilmesi projesi kapsamında 'Hayat boyu öğrenme stratejileri' bilgilendirme semineri düzenlendi.

Seminere Malatya Valisi H. İbrahim Daşöz, İnönü Üniversitesi Rektörü Cemil Çelik, Milli Eğitim Müdürü Mehmet Bulut, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı H. Hüseyin Erkoç, YÖK Temsilcisi Prof.Dr. Abdullah Çavuşoğlu, Avrupa Komisyonu Türkiye delegasyon Temsilcisi Prof. Dr. Mustafa Balcı ve sivil toplum kuruluş temsilcilerin yanı sıra yöneticiler katıldı.

kullanSeminerin açılışında konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Bulut, yok olmaya başlayan mesleki eğitimin bu projeler sayesinde hak ettiği yere gelmesini beklediklerini söyledi.

Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı H.Hüseyin Erkoç da kalifiyeli eleman sıkıntısı yaşadıklarını belirtti. Erkoç, "ÖSS'deki adaletsiz katsayı uygulaması nedeniyle mesleki eğitim yok olmaya başladı. Hükümetten bir an evvel bu uygulamayı kaldırmasını bekliyoruz." dedi.

Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu Eğitim Sektörü Yöneticisi Prof. Dr. Mustafa Balcı ise, hayat boyu öğrenmenin kendilerini esnek öğrenme sistemlerinin kurulmasına doğru götürdüğüne dikkat çekti. Balcı, bir ülkenin tüm vatandaşlarının öğrenme fırsatlarından yararlanabilme imkânlarını sağlamak gerektiğini kaydetti.

Öğretmenlere uyuşturucu eğitimi talebi

MHP İzmir Milletvekili Şenol Bal, öğretmenlere, bağımlılık yapan bine yakın maddeyi tespit edebilecek eğitimin verilmesini önerdi.

MHP'li milletvekilleri, TBMM Genel Kurulunda görüşülen, çocukların, bağımlılık yaratabilecek ürünlerin zararlarından korunmasını öngören kanun teklifin adının değiştirilmesi için önerge verdi.

Kabul edilen önerge doğrultusunda teklifin ''Uçucu Organik Bileşiklerin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanun Teklifi'' olan başlığı, ''Uçucu Maddelerin Zararlarından İnsan Sağlığının Korunmasına Dair Kanun Teklifi'' olarak değiştirildi.

MHP İzmir Milletvekili Şenol Bal, bine yakın bağımlılık yapan madde bulunduğunu belirterek, öğretmenlere, bağımlılık yapan bu maddeleri tespit edebilecek eğitimin verilmesi gerektiğini söyledi.

Çocukların terör örgütünce sokaklardaki eylemlere itildiğini ifade eden Bal, ''Olaylara karışan çocuklara cezai müeyyide uygulanmaması gerektiği söyleniyor. Evet doğru, bunu kabul ediyorum. Ancak çocukları kullanan, onları sokaktaki çatışmalara sokan terör örgütü ve onların siyasi temsilcilerinin ve gerekirse velilerinin cezalandırılması gerekir'' dedi.

CHP Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz, dünyada uyuşturucu kullanımının tehlike arz ettiğini, Türkiye'de de son yıllarda kullanımın artış gösterdiğini söyledi.

Uçucu madde alım-satımının engellenmesinin tek başına yeterli olmayacağına işaret eden Ağyüz, madde bağımlılığı yaratan ortamların gözden geçirilmesini istedi.

Ağyüz, Türkiye'de risk altında 9 milyon 300 bin çocuğun bulunduğunu, bu çocukların yoksulluk içinde yaşadığını dile getirerek, sadece İstanbul'da 2 bin 500-3 bin sokak çocuğunun olduğunu kaydetti.

CHP'li Ağyüz, Türkiye'nin ulusal uyuşturucu stratejisi ve politikasının bulunmadığını savundu.

-''HASTANELERDE TUTULMASINA GEREK YOK''-

Soruları yanıtlayan Sağlık Bakanı Recep Akdağ, madde bağımlılığının fazla görüldüğü illerde özel programlar yürütüldüğünü ifade etti.

Akdağ, çocuk ve gençlerin, hastanelerde uzun süre tutulmasına gerek bulunmadığını, kapasitede bundan dolayı sıkıntı yaşandığını belirtti. Akdağ, zehrin, alışılan maddenin vücuttan atılması ve ilk psikiyatrik yaklaşım dışında, kişilerin hastanelerde tutulmasına gerek olmadığını bildirerek, Van, Diyarbakır, Konya, Bursa gibi illerde yeni psikiyatri hastaneleri ve bağımlılıkla ilgili tedavi merkezleri açtıklarını ve açmaya devam edeceklerini kaydetti.

Zekayı paraya çeviren organizasyon

Sanayi ve üniversite işbirliğinin en güzel örneklerinden Proje Park'09, 7-8 Mayıs'ta kapılarını açıyor. Eğitim ve iş dünyası, bilgi ve tecrübelerini bu organizasyonda paylaşacak.
Zekayı paraya çeviren organizasyon

Erciyes Üniversitesi’nin desteğiyle Erciyes Üniversitesi Mühendislik Kulübü öğrencilerinin düzenlediği Proje Park organizasyonunda proje sahipleri, iş adamları, bilim adamları bir araya geliyor. Beyin gücüyle sermayenin buluştuğu proje 7-8 Mayıs tarihlerinde gerçekleşecek.

BİLİMSEL ÇALIŞMALAR TİCARİ ÜRÜNE DÖNÜŞÜYOR

Bu sene 3’ncüsü düzenlenecek Proje Park organizasyonu, 7-8 Mayıs 2009 tarihlerinde öğrencileri, sanayicileri ve akademisyenleri yine bir araya getiriyor. TÜBİTAK tarafından finanse edilen organizasyon kapsamında bu sene 30 Akademisyen 32 Öğrenci ve 3 TGB firmasından sanayiye yönelik yaklaşık 62 Ar-Ge projesi pazara çıkarılacak.
Türkiye’nin 25 farklı üniversitensin katılacağı organizasyonda akademisyen ve öğrenciler 2 gün boyunca sergileyecekleri projeleri ile sanayicilere yeni yatırım fırsatlarını sunmaları dışında, kendi bilimsel çalışmalarını ticari ürünlere dönüştürebilme şansını da yakalayabilecekler.

Proje Park; öğrencileri, iş adamlarını, akademisyenleri ve Teknopark firmalarını bir platformda toplayarak, üniversite ve sanayi iş birliğini gerçek manada sağlayabilen ulusal çapta düzenlenen bir organizasyon olarak dikkat çekiyor.

100 BİNLİK DESTEĞİ NASIL ALIRSINIZ?

Organizasyona ziyaretçi olarak katılmak isteyenler ise proje sergisi ve sunumları dışında,2 gün boyunca alanında uzman kişiler tarafından verilecek 3 farklı konferansa katılma şansı yakalayacaklar. Sanayi Bakanlığı San-Tez Programı uzmanları tarafından verilecek olan Sanayi Bakanlığı Ar-Ge destekleri konulu konferans, Tübitak Uzmanları tarafından verilecek olan Tübitak’ın Ar-Ge, FP7 ve Eureka destekleri ile Tübitak’ın üniversite öğrencilerine 100 bin TL’ ye kadar verdiği desteklerden nasıl yararlanılabileceği hakkında bilgileri, organizasyon kapsamında verilecek olan konferanslarda bulabilecekler.

Organizasyon da ayrıca Abigem-TOBB İş Geliştirme Uzmanı Peter Willson tarafından verilecek olan “Krizi İnovasyonla Aşmak” konulu konferansa da ücretsiz katılabilecekler. Proje Park'a katılım tamamen ücretsiz olup, organizasyon Erciyes Üniversitesi Mühendislik Kulübü önderliğinde Erciyes Üniversitesi tarafından gerçekleştiriliyor.
Türkiye genelinden katılan seçkin öğrenciler, bilim adamları ve sanayicilerle tanışabileceği, projesi olmayanların proje geliştirirken nelere dikkat edebileceği hakkındaki önemli ip uçları bulabilecekleri Proje Park’09 7-8 Mayıs’ta Erciyes Üniversitesi’nde gerçekleşecek.

Ayrıntılı bilgi için www.projepark.org

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...