ÖSYM Sisteminde neler değişti?

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, Değişen ÖSS Sistemi ve ÖSS 2010 adıyla verdiği konferasta sistemde nelerin değiştiğini madde madde anlattı. işte o sunum:

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, 20 Şubat’ta, Okan Üniversitesi'nde "Değişen ÖSS Sistemi ve ÖSS 2010" konulu bir konferans verdi. Konferansa, çok sayıda okul ve dersane yöneticisi ve rehber öğretmenler katıldı.

ÖSYM Başkanı Yarımağan, konferans öncesinde basının sorularını yanıtladı. Yarımağan, sınav sisteminde meydana gelen değişiklikleri ve yapılan düzenlemelerin amaçlarını anlatan bir sunum yaptı. Ardından eğitimcilerin görüşleri alındı, soruları cevaplandı, sınav sisteminde yaşanan sorunlarla ilgili çözüm tartışıldı.

Yarımağan Yeni Sistem’de bazı konular YÖK tarafından kesinleştirildiğinde bazı konularda ise belirsizlik sürüyor.

2010’dan itibaren uygulanacak Üniversiteye Giriş Sistemi’nde kesin olan konuları Yarımağan şöyle özetledi:
* Hangi sınavların yapılacağı (YGS; LYS 1, LYS 2, LYS 3, LYS 4, LYS 5) bellidir.
* Her sınavda hangi derslerle ilgili sorular sorulacağı bellidir.
* Hangi yükseköğretim programlarına girmek için hangi sınavlara girmek gerektiği ana hatlarıyla bellidir.
* Sınavların ne zaman yapılacağı yaklaşık olarak bellidir.
* Birinci aşamanın ikinci aşamayı etkileyeceği bellidir.

Yarımağan’a göre adayların tedirgin olmasını gerektiren bir durum yoktur. Adaylar mevcut sistemde hangi derslerle ilgili ne tür sorulara yanıt veriyorlarsa, yeni sistemde de aynı derslerle ilgili aynı tür sorulara cevap verecekler. Değişen nedir? Lisans programlarına gitme isteyen adaylar: çoğunlukla bir yerine üç sınava girecekler ve daha çok soruya cevap verecekler. Adayların ders düzeyindeki bilgi ve yetenekleri sınırlı sürelerde ölçülecek.

ÖSYM Başkanı Yarımağan 2010’dan itibaren uygulanacak Üniversiteye Giriş Sistemi’nde hala belirsiz olan konuları şöyle özetledi:

* Sınav süreleri, testlerdeki soru sayıları.
* YGS’de kaç soru kitabı kullanılacağı.
* YGS ve LYS puanlarının nasıl hesaplanacağı (puan aralıkları, ağırlıklı puan katsayıları, YGS testlerinden hangilerinin LYS puanlarını etkileyeceği, vb. )
* OBP ve AOBP puanlarının hesaplanmasında bir değişiklik yapılacak mı?
* Yerleştirme puanlarının nasıl hesaplanacağı (puan aralığı, OBP/AOBP katsayıları, vb)
* Puan türleri, hangi yükseköğretim programlarının hangi puan türüyle öğrenci alacağı.
* Ek puanlı YOP’lar, ek puan katsayısı?
* ML çıkışlı adayların kendi alanındaki programlara gitmesi için düzenleme.
* Ayrıntı düzeyinde de olsa sistemde yapılabilecek diğer iyileştirmeler.

Aşağıdaki galerimizde ÖSYM Başkanı Yarımağan’ın sunumu yer almaktadır.

ÖSS'de puanlama sistemi değişiyor

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, yeni sınav sistemiyle farklı programlara göre farklı puanlama oluşturacaklarını belirterek, ''Böylece seçme ve yerleştirmenin daha etkin ve daha verimli olmasını sağlayacağız'' dedi.

Okan Üniversitesinin Akfırat Kampüsü'nde okul ve dershane yetkilileri ile ''Değişen ÖSS Sistemi ve ÖSS 2010'' adlı konferansta bir araya gelen Yarımağan, toplantı öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

2010 yılında uygulanacak yeni üniversite giriş sınav sistemi ile ilgili bilgi veren Prof. Yarımağan, sistemin detayları belli olmamakla birlikte ana çerçevesinin belli olduğunu bildirdi.

Yarımağan, giriş sınavının Nisan ayının başlarında Yüksek Öğrenime Geçiş Sınavı (YGS) ve Haziran ayı sonunda Lisansa Yerleştirme Sınavı (LYS) adlarıyla iki aşamalı şekilde gerçekleşeceğini, ilk aşamada sözel, sayısal, eşit ağırlıklı puan türlerinde mevcut hesaplamadaki gibi 165 gibi bir baraj puanının üzerinde başarı elde edenlerin ikinci aşamaya girebileceklerini söyledi.

Birinci aşamadaki sınavda alınan dereceyle Açık Öğretim Fakültesi (AÖF) programları, meslek yüksek okulları ile bazı lisans programlarına girilebileceğini kaydeden Yarımağan, meslek yüksek okullarına sınavsız giriş için çalışmaların devam ettiğini de hatırlattı.

Yarımağan, ders düzeyinde başarıyı ölçecek ikinci aşamada girmek istedikleri programla ilgili sınavlara katılacak öğrencilere ''Matematik/Geometri'', ''Fen Bilimleri'', ''Türk Edebiyatı Dil Anlatım/Coğrafya'', ''Sosyal Bilimler'' ve ''Yabancı Dil'' testlerini içeren 5 sınav sunulacağını ifade etti.

Örneğin mühendislik isteyen bir adayın bu sınavlardan sadece ''Matematik/Geometri'' ile ''Fen Bilimleri'' testlerinden oluşan 2 sınava gireceğini anlatan Yarımağan, adayın birden çok bölüme girmek istemesi halinde ilgili diğer sınavları da alabileceğini belirtti.

İkinci aşamada, Türkçe Sosyal (TS), Türkçe Matematik (TM) ve Matematik Fen (MF) gibi 3 alanın her birinde birden fazla puan türü hesaplanacağını, örneğin Tıp Fakültesine girmek isteyen öğrencinin hesaplanan bir MF puanında Fizik ve Matematik yerine Biyoloji ve Kimya'nın ağırlıklı olacağını kaydeden Yarımağan, ''Farklı programlara göre puanlama oluşturacağız. Böylece seçme ve yerleştirmenin daha etkin ve daha verimli olmasını sağlayacağız'' diye konuştu.

Ünal Yarımağan, MF, TM ve TS olarak belirlenen 3 grubun her birinde 15-20 adet puan türünün, yabancı dil grubunda da girilecek programın ağırlığına göre birkaç puan türünün hesaplanabileceğini bildirdi.

İleride üniversitedeki her programın kendi puan türünün de olabileceğini belirten Yarımağan, ''6 bin programın 6 bin puan türü olabilir. Her program, kendi öğrenci profilini seçebilir'' dedi. Bu sistemin ileride yapılması düşünülen açık uçlu, kısa cevaplı sorulardan oluşan sınav sisteminin de alt yapısını oluşturacağını belirten Yarımağan, ''öğrencilerin sentez yapabilme ve ifade yeteneği ölçülemediği'' gibi, eleştirileri gelecekte düşünülen sistemle aşacaklarını söyledi.

Yarımağan, öğrencinin ilgisinin sadece üniversite sınavında çıkan konulara odaklanmasının da başka bir eleştiri konusu olduğuna işaret ederek, ''Bazı okullarda üniversite sınavında olmayan konuların işlenmediğine dair duyumlar alıyorduk. Biz şimdi bu sistemle bunu önledik. Biz elimizden geleni yaptık. Lise 12. sınıfta okutulan zorunlu derslerin tümünden son üniteye kadar sormaya çalışıyoruz'' diye konuştu.

Prof. Dr. Yarımağan, bu derslerin işlenmesinin ÖSYM'nin değil, MEB ve öğretmenlerin elinde olduğunu belirtti.

Yarımağan, öğrencinin kendi alanı dışında başka bir sınava girip tercih yapıp yapamayacağı ile ilgili bir kısıtlamanın getirilmediğini söyledi.

Konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Yarımağan, ''Ortaöğretim başarı puanı 2. sınavı etkileyecek mi? Bunun etkisi azaltılacak mı?'' sorusu üzerine, yasaya göre ortaöğrenim başarısının üniversiteye girişte kullanılmasının zorunlu olduğunu hatırlatarak, ancak bu konuda henüz alınmış bir kararın olmadığını dile getirdi.

-ALAN-ALAN DIŞI KATSAYI MAKASI-

Alan-alan dışı katsayılarıyla ilgili bir soru üzerine, bununla ilgili kişisel görüşünün alan ve alan dışı katsayılarının devam etmesi ancak aradaki farkın azaltılması yönünde olduğu ifade eden Yarımağan, katsayı farkından dolayı Fen bölümü mezunu bir öğrencinin hukuk fakültesine girmesi için 45 soru daha çözmesi gerektiği örneğini verdi. Yarımağan, ''Bunun yumuşatılması lazım. Mesela alan ve alan dışı katsayılarında 0.8-0.3 farkı yerine, biri 0.8, diğeri 0.6 olabilir' diye konuştu.

Kesin kararın Yükseköğretim Genel Kurulunda alınacağını dile getiren Yarımağan, şöyle konuştu:

''Öğrenci ve velilerin tedirgin olmasını etkileyecek bir durum yok, mevcut sistemin ayrı sınavlara dönüştürülmüş hali. Benzer sorular sorulacak. Değişen nedir? Daha çok soru soracağız ama ayrı günlerde soracağız. Daha sağlıklı bir yerleştirme olacak. Adaylar bilgi ve yetenekleriyle daha uyumlu programlara girebilecekler.''

-ORTAÖĞRETİM BAŞARI PUANININ ETKİSİ-

Yarımağan, doğru alan seçiminin yine önemini koruyacağını belirterek, ortaöğretimde iyi öğrencilerin fen bölümlerine, onu başaramayanların Türkçe-matematik bölümüne ve ikisini de başaramayanların Türkçe-Sosyal alanlarına kaydırılmasını da eleştirdi.

Ortaöğretim başarı puanının kaldırılması ile ilgili bir soruya karşılık Yarımağan, ortaöğretim başarı puanının eski yönteme göre daha sağlıklı hale geldiğini, çünkü Türkiye'de not verme sisteminin standart olmadığını belirtti.

Prof. Dr. Yarımağan, öğrencilerin ortaöğrenimde sınıflandırılarak, fen lisesi, Anadolu lisesi ve genel liselere bölündüğünü, fen lisesinin en başarısız öğrencisinin bile lise son sınıfa geçiş yaptığı genel lisede başarılı olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bugünkü sistemde hangi okulda olursa olsun herkese eşit şartlar veriyoruz. Ortaöğretim başarı puanının etkisini azaltırsanız Anadolu illerinde üniversiteye girenlerin sayısında çok azalma olur. Ortaöğretim başarı puanı kullanılmaya devam edecek. Etkisi şu anda yüzde 21, bence bu en fazla yüzde 18 olabilir ama yüzde 5'lere, 10'lara indirirseniz sosyoekonomik durumu düşük illerimizden üniversiteye girenlerin sayısı zaten az, daha da azalır.''

Prof. Dr. Yarımağan, konuşmasında meslek yüksek okullarında alınacak eğitimin ve ara eleman yetiştirilmesinin de önemini vurguladı.

Mesleki eğitiminin cazip hale getirilmesinin ek puan uygulamalarıyla olamayacağını kaydeden Yarımağan, bunun bir arz talep meselesi olduğunu, öğrencinin iş bulması halinde bu eğitimi tercih edebileceğini ifade etti.

Yarımağan, Türkiye'nin yurt dışıyla kıyaslanmaması gerektiğini belirterek, sorulan en basit problemin lise mezunu öğrencilerden sadece yüzde 50'si tarafından cevaplandığını anlattı.

Prof. Dr. Yarımağan, ''Türkiye'nin eğitim konusunda çok ciddi sorunları var. Biz bu eğitim sorununu çözmeden her şeyi üniversite giriş sınavıyla çözeceğimizi düşünüyorsak aldanıyoruz'' dedi.

Üniversite mezunlarının işsiz kalmasının eleştirildiğine değinen Yarımağan, ''Yine de ben herkese lisans öğrenimi fırsatı verilmesinden yanayım'' diye konuştu.

Prof. Dr. Yarımağan, lisede olgunluk sınavının yapılması ile ilgili de bu sınavın bütün okullarda aynı şekilde yapılması yerine, okullara ve derslere göre oluşturulması halinde işe yarayacağını vurguladı.

-''NİSAN AYINDA 67 YAŞIMA GİRECEĞİM DOĞRU''-

Prof. Dr. Ünal Yarımağan, emekli olmasıyla birlikte soru hazırlayanların da kurumdan ayrılacağına ilişkin söylentiler bulunduğunun belirtilmesi üzerine, ''Nisan ayında 67 yaşımı tamamlayacağım doğru. 37. maddeye göre göreve yönlendirildim. Ne olacağını ben de bilmiyorum. Hiçbir şey olmayacak gibi çalışıyorum ama ben ayrıldığımda soru hazırlayanların da ayrılacağı doğru değil'' dedi.

2009 yılı üniversite sınavında bir değişiklik olup olmadığı ile ilgili bir soru üzerine Prof. Dr. Yarımağan, fizik sorularının 13'ten 10'a inmesi gibi küçük değişiklikler haricinde bir değişikliğin olmadığını, kontenjanların ise artırılmayacağını bildirdi.

Yeni üniversite sınavının adıyla ilgili Yarımağan, ''ÖSS ismi çok kullanıldı. ÖSS üzerinden çok şarkılar türküler, bize hakaret içeren bazı skeçler de hazırlandı'' diye konuştu.

Yarımağan, yeni sistem için kullanılan Yüksek Öğrenime Geçiş Sınavı (YGS) ve Lisansa Yerleştirme Sınavı (LYS) isimlerinin ileride de kullanılabileceğini söyledi.

Öğretmenlik başvuruları için son gün!

Milli Eğitim Bakanlığının (MEB), 8 bin kadroya yapacağı öğretmen ataması için başvuru süresi bugün sona eriyor.

MEB, resmi eğitim kurumlarının öğretmen ihtiyacını karşılamak amacıyla eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfında 46 alandan, 2007 ve 2008 KPSS10 puan üstünlüğü esasına göre ilk atama, hizmet üstünlüğü esasına göre de açıktan ve kurumlar arası atama biçimiyle ve milli sporculardan sınavsız olarak beden eğitimi alanına toplam 8 bin 285 öğretmen ataması gerçekleştirecek.

Atama için başvurular bugün sona erecek. Adaylar, başvuruya ilişkin bilgiye bakanlığın ''http://personel.meb.gov.tr'' adresinde yayınlanacak olan ''2009-1 Öğretmenlik İçin Başvuru ve Atama Kılavuzu''ndan ulaşabilecek.

Başvurular il ya da ilçe milli eğitim müdürlüklerinde oluşturulan büroların herhangi birinde onaylatıldıktan sonra resmi hale gelecek. Başvurulardan hiçbir gerekçeyle ücret alınmayacak.

Atamalar, 25 Şubat 2009 tarihinde bilgisayar ortamında gerçekleştirilecek ve aynı gün bakanlığın internet sayfasından duyurulacak.

Atama yapılacak alanlar ve kontenjanları şöyle:

''Almanca: 25, Beden Eğitimi: 215, Bilişim Teknolojileri: 450, Biyoloji: 120, Coğrafya: 110, Çince: 1, Çocuk Gelişimi ve Eğitimi: 50, Deniz Araçları Yapımı-1: 7, Denizcilik-1: 10,Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi: 180, El Sanatları Teknolojisi-1: 35, Elektrik-Elektronik Teknolojisi-1: 35, Elektrik-Elektronik Teknolojisi-2: 22, Felsefe: 135, Fen ve Teknoloji/Fen Bilgisi: 315, Giyim Üretim Teknolojisi: 13, Görme Engelliler Sınıfı Öğretmenliği: 10, İHL Meslek Dersleri: 25, İHL Meslek Dersleri Arapça: 20, İlköğretim Matematik Öğretmenliği: 520,İngilizce: 1000, İşitme Engelliler Sınıfı Öğretmenliği: 10, Kimya: 10, Laboratuvar: 3, Matbaa: 3, Matematik: 355, Muhasebe ve Finansman: 28, Müzik: 180, Okul Öncesi Öğretmenliği: 346, Psikoloji: 2, Radyo-Televizyon: 4, Rehber Öğretmen: 185, Resim İş/Resim/Görsel Sanatlar: 200, Rusça: 3, Sağlık Bilgisi: 5, Sanat Tarihi: 1, Sınıf Öğretmenliği: 2060, Sosyal Bilgiler: 155, Tarih: 210, Teknoloji ve Tasarım: 180, Tekstil Teknolojisi-1: 10, Tesisat Teknolojisi ve İklimlendirme: 10, Türk Dili ve Edebiyatı/ Dil ve Anlatım/ Türk Edebiyatı: 435, Türkçe: 525, Yiyecek İçecek Hizmetleri: 35, Zihinsel Engelliler Sınıfı Öğretmenliği: 32.''

Yüksek öğretim kanununa onay

TBMM Genel Kurulu'nda Yükseköğretim Kurumları'na ilişkin tarası yasalaştı. Yüzde 70 yetmiş burslu öğrenci şartı geliyor. Yeni üniversiteler kuruluyor.

TOBB Üniversitesi, kuracağı eğitim bilimleri enstitüsü bünyesinde, fen lisesi statüsünde özel ilk ve ortaöğretim kurumu açabilecek, bu okullardaki öğrencilerin yüzde 70'i burslu olacak. Öğrencilerin bursları, üniversite personelinin gelir vergisinden karşılanacak.

TBMM Genel Kurulunda, Yükseköğretim Kurumları Teşkilat Kanununda değişiklik yapan kanun tasarısı kabul edilerek, yasalaştı.

Yasaya göre, İstanbul'da ''Yeni Yüzyıl'' ve Gaziantep'te ''Zirve'' adıyla, iki vakıf üniversitesi kurulacak. Böylece vakıf üniversitesi sayısı 38'e ulaştı.

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi, Ankara'da ve kalkınmada öncelikli illerde, eğitim bilimleri enstitüleri kurabilecek. Bu enstitülerin yerleşkelerinde, laboratuvar ilk ve ortaöğretim kurumları açılacak. Açılacak okullar, fen lisesi statüsünde eğitim verecek. Ayrıca bu okullarda üniversitenin öğretim elemanları da ders verebilecek.

Laboratuvar okullarının 10. sınıfından 11. sınıfına geçişte, üniversitenin belirleyeceği, Milli Eğitim Bakanlığınca kabul edilerek onaylanacak uluslararası sınavlarda başarılı olma şartı aranacak. Bu liselerden mezun olabilmek için uluslararası bakalorya diploması alınması da zorunlu tutulacak.

Okullara alınacak öğrencilerin en az yüzde 70'i burslu olacak. Bu öğrencilerin bursları ile sağlık merkezi, lojman, misafirhane gibi her türlü tesisin kurulması ve işletilmesiyle ilgili ücretler de dahil, TOBB Üniversitesi personelinin ücretlerinden kesilecek gelir vergisi tutarından karşılanacak. Personelden 25 yıl süreyle kesilecek gelir vergisi, özel bir hesapta toplanacak.

TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil, çalışma süresinin tamamlanması üzerine birleşimi 24 Şubat Salı günü saat 15.00'de toplanmak üzere kapattı.

ÖSS kalktı, YGS ve LYS geldi

2009 ÖSS'de kamuoyunun beklentisinin aksine herhangi bir değişiklik yapmayan YÖK, 2010 yılından itibaren üniversiteye iki basamaklı sınavla girilmesi kararı aldı

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), beklentilerin aksine 2009 ÖSS’de herhangi bir değişiklik yapmadı. YÖK’ün bir yıldır 2009 ÖSS’de ‘değişiklik yapılacağına’ dair açıklamalarına ve meslek lisesi öğrencilerine yönelik büyük beklenti oluşturmasına rağmen dünkü Genel Kurul’dan bu yönde bir karar çıkmadı. Bu durumda meslek liselerinin 10 yıldır mağduriyetine neden olan katsayı ve alan uygulaması bu yılki ÖSS’de de aynen devam edecek.

Öte yandan YÖK, 2010 yılından itibaren üniversiteye iki basamaklı sınavla girilmesi kararı aldı. 1998’de kaldırılan ÖSS benzeri ‘Yükseköğretime Geçiş Sınavı’ (YGS) adıyla yeni bir sınav koyan YÖK, bu sınavda belli bir başarı gösteren öğrencileri ‘Lisans Yerleştirme Sınavları’na (LYS) alacak. Bu sınavlar ise yabancı dille birlikte 5 ayrı ders grubundan yapılacak. YÖK’ün bu kararıyla Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) adı 2009 yılından sonra kullanılmayacak.

Yusuf Ziya Özcan başkanlığında toplanan YÖK Genel Kurulu, 2010 yılından itibaren uygulanacak yeni sınav sistemini belirledi. Yeni sisteme göre, üniversiteye gitmek bütün lise mezunları birinci basamak sınavına (YGS) katılacak. Bu sınavda ortaöğretimde okutulan ortak derslerin ‘yükseköğretim açısından temel ve belirleyici olanlarından’ sorular sorulacak. YGS’de ‘Türkçe (dil ve anlatım), temel matematik, sosyal bilimler ve fen bilimleri’ alanlarında testler olacak. Açıköğretim ve meslek yüksekokullarına YGS puanı ile öğrenci alınacak.

YGS’de belli bir puanı aşan öğrenciler ise ikinci basamak sınavı olan ‘Lisans Yerleştirme Sınavları’na (LYS) girmeye hak kazanacak. LYS’de ‘matematik-geometri’, ‘fen bilimleri (fizik, kimya, biyoloji)’, ‘Türk dili ve edebiyatı-coğrafya 1’, ‘sosyal bilimler (tarih, coğrafya 2, felsefe grubu)’ ile ‘yabancı dil’ olmak üzere 5 ayrı alanda sınavlar olacak. Öğrenci hangi fakülteye gitmek istiyorsa o fakültenin istediği puan türüne göre bu sınavlara girecek. Her öğrenci 5 sınavın en az ikisine girmek zorunda olacak. İsteyen öğrenci daha fazla sınava da girebilecek. Bu sınavların sonucunda mevcut sistemde olduğu gibi Matematik-Fen (MF), Türkçe-Matematik (TM), Türkçe-Sosyal (TS) ve Yabancı Dil (YD) puan türleri oluşturulacak.

MF puan türü için matematik ve fen sınavlarına, TM için matematik ve Türkçe, TS için Türkçe ve sosyal, YD için ise yabancı dil sınavlarına girmek gerekecek. Bu puan türlerine birinci basamak sınavındaki Temel matematik ve Türkçe testleri de belli oranda dahil edilecek.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...